|
|
|
El sanatları ile Kütahya |
Çini, çinicilik ve el sanatlarının Kütahya'ya kattığı değer
|
|
Çini, toprağın pişirildikten sonra şekil verilip kap-kacak, tabak, vazo, süreahi vb. eşyalar üretilmesine dayalı bir el sanatıdır.
Türk çiniciliği Türk çini sanatının tarihi ilk Müslüman Türk devletlerinden Karahanlılara kadar dayanmaktadır. Bu da çini sanatının bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir.
Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları çiniyi mimari süslemelerde sıkça kullanmış Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra, çini sanatında Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla yeni bir dönem başlamıştır.
ÇİNİCİLİK
Kütahya şehrinin kurucusu olan Frigler’in ( Frigyalılar ) çanak, çömlek yaptıkları ve bunları süsledikleri bilinmektedir. Kütahya’da bu sanata ilgi Romalılar ,Bizanslar, selçuklar zamanında sürülmüştür. İlk osmanlı çinileri XIV. Yüzyılda İznik’te yapılmaya başlamıştır. Kütahya bu dönemde çinicilikte ikinci merkezdir.
|
|
Güzel Sanatlar |
Kütahyanın sanata ve sanatçılara verdiği değer.
|
|
Ulu Cami, Yıldırım Bayezid'in başlattığı ve Musa Çelebi'nin 1410'da tamamlattığı caminin yerine yeniden yapıldı (1889-1891). Son devir osmanlı mimarîsinin önemli ve klasik ölçüye bağlı az rastlanan yapılarından biridir. Burada, arka arkaya iki kubbe, altı yarım kubbe ile çevrilmiş, köşelere de birer kubbe yerleştirilmiştir.
Mihrap dışa doğru beş köşeli bir çıkıntı halindedir. Üzeri yarım bir kubbeyle örtülüdür. Dört aynalı tonoz ve ortada kubbenin yer aldığı beş gözlü son cemmat yerinin eski yapıdan kalma olduğu sanılır.
Osmanlı mimarîsinin en karışık devrinde, çok başarılı bir yapı olarak görülür.
Germiyanoğlu Yakup Bey II'nin (1390-1428) külliyesi, medrese, mescid ve imaretten meydana gelir, kendi türbesini de içine alır. Günümüzde kitaplık olarak kullanılan ve yapılış tarihi kesin olarak belli olmayan külliye, Germiyanoğulları'nın en önemli dinî yapılarındandır. Ortada büyük kubbeli, şadırvanlı, kapalı avluya üç yönden açılan, üç kubbeyle örtülü eyvan ve üç kemerli dışarıya açılan, üç kubbeli giriş revakının iki yanında kubbeli odalar vardır.
Eyvanların üzerinin kubbelerle örtülü olmasının dışında, T planlı, köşeli veya yan mekânlı tip olarak nitelendirilen osmanlı yapılarıyla benzerlik gösterir. Yakup Bey'in türbesi, parmaklıklarla yan eyvanlardan ayrılmıştır. Sanduka, bir bölümü 15. yüzyıl'dan bir bölümü de son onarımlardan kalma çinilerle kaplıdır. Soldaki kubbeli mekân, külliyenin mescididir.
Yazıtlar üç bölümlü giriş revakında büyük yer tutar. Germiyanoğlu mimarîsinin erken bir örneği olan Vacidiye Medresesi, Anadolu Selçukluları'nın kapalı medreseler geleneğine bağlıdır. |
|
|